Kullanıcı Adı:     Şifre:     Şifremi Unuttum
  Best Müzik dinliyorsunuz.

Rıza Esendemir röportajı

Ne zamandan beri radyo programı yapıyorsun? Radyoculuğa nasıl başladın?

Mikrofon başına ilk olarak 1992 yılının son aylarında, o zamanlar radyoculuk yapan bir ağabeyim sayesinde geçtim. 1994 yılında Denizli’de “Atlı Karınca” adlı çocuk programını sunmaya başladım, o zamanlarda radyo metinlerini daktiloyla yazardık. İstanbul’a ise 1996 yılının sonunda geldim ve o günden beri Best FM’de çalışıyorum. Best FM’e ilk başladığım dönemde hafta sonları program yapıyordum bir yandan da radyonun prodüksiyon işleri ile ilgileniyordum. “A-Rıza Show” adlı programım 2000 yılında ortaya çıktı ve o günden beri sürekli yenilenerek devam ediyor.

Programının ismi neden A-Rıza?

Hakan Gündüz ve Levent Ünsal ile birlikte o zamanlar program ismi arıyorduk ve ikisinden biri ortaya “A-Rıza” ismini attı ama kimin bulduğu tam olarak belli değil! Büyük ihtimalle Levent Ünsal’ın bulduğunu düşünüyorum, acayip bir ortamda pat diye çıktı isim ortaya.

A-Rıza Show’da ilk başladığı günden bugüne içerikte ne gibi değişiklikler oldu?

İlk başladığım zamanlarda programı tek başıma sunuyordum, uzun zamandır ise “A-Rıza Show” ekip işi. Programımın içeriği sürekli olarak yenileniyor, yeni insanlar katılıyor programa, her gün farklı şeyler oluyor yani her an her şey olabiliyor bu programda! Programa girerken özellikle plan yapmıyoruz, akışa göre gelişiyor her şey. Örneğin, “Selçuk” karakterini de özellikle ortaya çıkarmadık yani özellikle bir sokak çocuğu karakteri ortaya çıkaralım demedik, her şey kendi halinde gelişti.

“Selçuk” karakteri çok seviliyor, bu karakteri oynayan kişiyi sen mi keşfettin?


2003 yılında, sevdiğim bir arkadaşımın organize ettiği bir halı saha maçına gidecektim. “Selçuk” da o arkadaşımın arkadaşıydı ve o gün arkadaşım benden maça gelirken Selçuk’u da bir yerden alıp getirmemi söylemişti. Böylece “Selçuk” ile yol boyu sohbet ettik ve bana radyocu olmak istediğini söyledi. Sonra programlarıma gelmeye başladı ve ilerleyen zamanlarda yeteneğini gösterdi, bir gün programda gazete kağıdının üzerine yatmış bir sokak çocuğunu canlandırırken “Selçuk” karakteri ortaya çıkmış oldu. “Selçuk” ismi ise o dönem sık sık gittiğimiz dürümcünün adıydı, ondan esinlenerek ismini “Selçuk” koyduk, soy ismini ise kendi buldu, parayı çok sevdiği için soyadı da “Parasayar” oldu.

“Selçuk” karakterini
kimin canlandırdığını gizliyorsunuz, ismi ve fotoğrafı yok hiçbir yerde, bu kişi hep gizli mi kalacak?

“Selçuk”, herkesin kafasında farklı canlandırdığı bir karakter olduğu için bunun bozulmasını istemiyoruz, bu yüzden evet hep gizli kalacak.

Programında, her zaman çalmaktan keyif aldığın ve en sevdiğin sanatçılar hangileri?

Manga, Duman, Gece Yolcuları, Teoman, Şebnem Ferah, Pinhani.

Sevmediğin, eleştirdiğin ve programında çalmadığın ya da çalmaktan keyif almadığın şarkıcılar kimler?

Emre Aydın’ın tarzını sevmiyorum, “Afili Yalnızlık” adlı şarkısı başarılı bir şarkıydı ama onun dışında şarkılarını kendime yakın bulmuyorum. Gripin’in de şarkıları ve tarzı beni çok etkilemiyor.

Son çıkan albümler arasında en başarılı olanlar sence hangileri?

Manga’nın albümünü çok beğendim ve Duman’ın albümleri de çok başarılı bence.

Başarılı olamayan albümler sence hangileri?

Şebnem Ferah’ın son albümü şu anda bana hitap etmedi ama belki ileride albümden iyi bir şarkı çıkar ortaya. Candan Erçetin ise hep aynı tarz şarkılar yapıyor, son albümünde beni etkileyen bir şarkı olmadı şu ana kadar.

Son dönemde sanatçılar sürekli düet şarkılar söylüyorlar, yapılan düetleri nasıl buluyorsun?
 
Yapılan düetleri başarılı bulmuyorum, sırf düet olsun diye zorlama işler yapılıyor. Şarkıcılar başkalarının ismi ile şov yapmaya çalışıyor ve herkes birbirinin isminden faydalanıyor! Benim en başarılı bulduğum düet zamanında Aşkın Nur Yengi ve Harun Kolçak’ın söylediği “Bile Bile” adlı şarkıdır, onun dışında beğendiğim bir düet şarkı yok. Ben iki erkek şarkıcının da düet yapmasını anlamıyorum, zaten müzik piyasası birkaç kabadayıya kaldı!

Sence, bu sene Eurovision şarkı yarışmasında Manga nasıl bir başarı elde edecek?

Ben, Manga’nın doğru bir seçim olduğunu ve iyi bir başarı elde edeceğini düşünüyorum.

Çok sevilen ve takip edilen bir show programı yapıyorsun, bu programı televizyona taşımayı düşünüyor musun?
 
“Selçuk” karakteriyle birlikte televizyon programı teklifleri daha da çoğaldı, insanlar şovun ekrana taşınmasını çok istiyor. Biz de bu programı televizyona taşımak ve daha çok para kazanmak isteriz ama şu ana kadar kafamızda tam anlamıyla farklı bir format şekillenmedi. Radyoda yaptığımız programın aynısını televizyona taşımak istemiyoruz, televizyonda program yapacaksak bambaşka bir şey yapmak istiyoruz, bu yüzden şimdilik televizyon bize çok iddialı geliyor. Yapılan bir formatı da yapmak istemediğimiz için ekip olarak televizyon konusunda arıza çıkartıyoruz! Yani ben, şu anda birçoğunun yaptığı gibi takım elbise giyip, karşıma konukları oturtup onlara laf sokmak istemiyorum!

Radyo programcılığı dışında aranjörlükte yapıyorsun, şu günlerde uğraştığın yeni bir proje var mı?
 
Öncelikle, ben kendime şu anda aranjörüm demiyorum ama 2 CD çıkarıp takan ve kendine aranjör diyen bir çok kişiden bu işi daha iyi bildiğimi ve daha iyi bir stüdyoya sahip olduğumu söyleyebilirim. Elimden geldiği kadar müzikle ilgili bilgimi geliştirmeye çalışıyorum. Ben genelde şarkılara remix yapıyorum, örneğin Gökhan Türkmen’in “Büyük İnsan”, Aslı Güngör’ün “Dön Gel Yeter”, Gece Yolcuları’nın “Hüzün”, Ferhat Göçer’in “Biri Bana Gelsin”, “İsyan” ve “Cennet” adlı şarkılarına remix yaptım. Şu günlerde Yeşim Vatan’a maxi albüm hazırlığı içindeyiz.

Radyo dünyasında beğendiğin programcılar kimler?

Oturup da dinlediğim bir programcı yok ama Bay J’nin tarzını beğenirim çünkü farklı bir şey yapmaya çalışıyor.

Röportaj : Mine Ayman




Diğer Yazılarım: