Kullanıcı Adı:     Şifre:     Şifremi Unuttum
  A ~ Rıza Show (Tekrar) dinliyorsunuz.

Başbakan Erdoğan BDP'ye çattı

Başbakan Erdoğan, Dörtyol'da bir polis otosuna düzenlenen saldırıda 4 polisin şehit edildiğini hatırlattı.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "(BDP) Çıkıyor, bir konvoyla beraber Dörtyol'a gelecekmiş. Ne yapacaksın sen Dörtyol'a gelip? Sen polis misin, güvenlik gücü müsün? Sana mı kaldı bu iş? Bırak ilgililer yapsın bunu. İlgililer yapsın, sen işine bak" dedi.

Erdoğan Hatay'da yaptığı konuşmada, Hatay üzerinde bugünlerde bazı oyunlar oynanmak istendiğini belirterek, Dörtyol'da bir polis otosuna düzenlenen saldırıda 4 polisin şehit edildiğini hatırlattı.

Terör örgütünün, gençleri sokağa dökmek, milleti galeyana getirmek ve arbede istediğine dikkat çeken Erdoğan, "İşte onun için, öfkesine hakim olamayıp sokağa dökülen, camı çerçeveyi indiren, polis araçlarına, karakollara dahi ateş açanlar, polis araçlarını ateşe verenler sivil araçları ateşe verenler terör örgütünün tuzağına düşüyorlar. Öfke gelir, göz kararır. Öfke gider, yüz kızarır" dedi.

"Bu tuzağa düşmeyin"

Erdoğan şöyle konuştu:

"Ben, Hataylı kardeşimin, Hatay'ın ilçelerindeki tüm kardeşlerimin, tüm vatandaşlarımın uyanık olmasını, dikkatli olmasını rica ediyorum. Tekrar ediyorum: Terör örgütü, nümayiş olsun istiyor, halk sokağa dökülsün, hak hukuk tanımasın istiyor. Kesinlikle bu oyuna gelmeyelim. Terör örgütü sizin öfkelenmenizi, hiddetlenmenizi istiyor, lütfen sağduyudan ayrılmayın.

Terör örgütü, sokakları bir çatışma alanına, bir kaos ortamına çekmek istiyor, lütfen bu tuzağa düşmeyin. Kim ki eline taşı alır, komşusuna, komşu sokağa, komşu mahalleye fırlatırsa, emin olun o kaybetmiştir, o terör örgütünün tuzağına düşmüştür. Kim ki komşusuna husumetle bakarsa, kem gözle bakarsa, o, terör örgütünün kirli senaryosunda figüran olmuştur. Bu oyuna gelmeyin. Güvenlik güçlerimiz, mülki amirlerimiz, valimiz, kaymakamlarımız, yerel idarecilerimiz gerekeni yapıyorlar. Lütfen hiç kimse kendisini polis yerine koyup, kendisini hakim savcı yerine koyup, öfkeyle hareket etmesin, şiddete başvurmasın."

Başbakan Erdoğan, "Türkiye, geleceği adına, demokrasi adına, özgürlük adına çok önemli bir kararın arefesindeyken, birileri sokakları tahrik etmeye çalışıyor. Bu bir senaryodur sevgili Hataylı kardeşlerim, bu kirli bir oyundur, bu sinsi bir tuzaktır. Ne yazık ki, böyle bir dönemde, böyle hassas bir dönemde sağduyu çağrısı yapması gereken, ben sağduyu çağrısı yapması gereken, sorumlu açıklamalar yapması gereken muhalefete sesleniyorum: 'Siz tam tersine sokakları daha da kışkırtmanın peşindesiniz'" dedi.

"Bizde muhalefet, 'İktidar yıpransın, ülke kaybetsin önemli değil, ama biz kazanalım' diye hesap yapıyor. Böyle 3-5 kuruşluk hesabın içine girme. Bu tür hesapların içine girdikçe benim Hataylı kardeşim hiçbir zaman sana sandıkta evet demeyecek" diyen Erdoğan, "Altındaki koltuğu sağlama almak uğruna sokakları germeye değer mi? Sırf şahsi hırslarını tatmin etmek uğruna, gençleri tahrik etmeye, kışkırtmaya değer mi? AK Parti'yi karalayacağım, AK Parti'yi suçlayacağım, itham edeceğim diyerek terör örgütünün oyunlarına gelmeye değer mi?" şeklinde konuştu.

"Muhalefet partileri Ankara'dan taarruza geçiyor"

Erdoğan, "Terör örgütü Şemdinli'den vuruyor, Çukurca'dan vuruyor, Reşadiye'den vuruyor, Samsun'dan vuruyor, Dörtyol'dan vuruyor; eş zamanlı olarak muhalefet partileri Ankara'dan taarruza geçiyor" diyen Erdoğan, BDP'nin, sağduyu çağrısı yapması gerekirken, Dörtyol'daki olayları adeta fırsat bilerek, bunu kendisini için bir ranta çevirmek gayesiyle, gerginliği artıracak sorumsuzca açıklamalar, sorumsuzca eylemler yaptığını ifade etti.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çıkıyor, bir konvoyla beraber Dörtyol'a gelecekmiş. Ne yapacaksın sen Dörtyol'a gelip? Sen polis misin, güvenlik gücü müsün? Sana mı kaldı bu iş? Bırak ilgililer yapsın bunu. İlgililer yapsın, sen işine bek. Sen demokratik yollardan iktidara gelmenin yolunu ara, antidemokratik yollardan değil. Önce bir defa demokrasiyi kendine sindir, bunu benimse. Daha bunu benimseyemedin.

MHP, Dörtyol'daki gerginliği bir fırsat gibi görüyor. Buradan kendisine rant devşirmenin

fırsatçılığına girişiyor. CHP, gerginliği yatıştırmak yerine, bu kargaşadan, bu kaostan ne koparabilirim diye o da meseleye bakıyor, sokakları daha da tahrik etme gayreti içine giriyor.

Bunların mantığı şu: 'AK Parti kazanmasın da, ülkeye ne olursa olsun. AK Parti başarılı olmasın da, millete ne olursa olsun. AK Parti yıpransın da, bu ülke, bu millet kaybederse kaybetsin'.

Başbakan, "CHP, MHP, BDP, YATSAV, terör örgütü hepsi bir araya toplanmışlar, kime karşı, milletin anayasasına evet diyenlere karşı. Soruyorum size, bu ittifaktan Türkiye menfaat sağlayabilir mi?" diye sordu.

Başbakan, "Bunlar, memleketin hiçbir meselesinde bir araya gelmezler, ama bugün bu değişikliğe karşı çıkıyor, şerde ittifak ediyorlar.
Anayasa değişikliğine hayır diyecek muhalefetin kafası karışık. Esasen bunların bir ana fikri bile yok. Bunlar girişi, gelişmeyi,
Sonucu birbirine karıştırmış durumdalar" ifadelerini kullandı.

"Anayasa metniyle yemek kitabını birbirine karıştırıyorlar"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Malatya'da "Anayasa değişikliği kayısıya çare olacak mı?", Ordu'da 'Anayasa değişikliği fındığa çare olacak mı?" diye sorduğunu hatırlatan Erdoğan, "Yarın öbür gün buraya, Hatay'a gelirse, eminim size de şunu soracaktır, 'Bu Anayasa değişikliği Hatay künefesine çare olacak mı?' Böyle bir liderlik, genel başkanlık olur mu? Sen ne anlarsın Hatay künefesinden? Bu anayasa değişikliğine sokulur mu? Çünkü bunlar anayasa metniyle yemek kitabını birbirine karıştırıyorlar" dedi.



.